Bu Blogda Ara

14 Şubat 2015 Cumartesi

Windows Movie Maker film dosyası kaydetme problemi.

Windows movie maker isimli uygulamada bazı videolarını birleştirerek bir kompozisyon elde etmek, başlıklı, alt yazılı felan bir video oluşturmak istediniz diyelim. Videolarınızı çekmiş olduğunuz cihazdan (örneğin bir dijital kamera ya da bir akıllı telefondan) bilgisayarınıza aktardınız. Aktardığınız videoları windows movie maker programına almak istediniz. Alamadınız. Çünkü dosya biçimi movie makerın desteklediklerinden biri değilmiş. Hadi Format Factory isimli pratik uygulamayı kurdunuz ve dosyaları wmv e dönüştürdünüz. Windows'un dosya biçimi ya... Çalışacak. Evet. Dosyaları programa alabildiniz şimdi. Güzelce hepsini zaman çizelgesine koydunuz ardı ardına. Kestiniz, biçtiniz. Başına başlık, sonuna sonluk eklediniz. Her şey tamam. Dosya menüsünden film dosyasını kaydet seçeneğini seçeceksiniz ki son videonuzu oluşturabilesiniz. Onu da yaptınız bekliyorsunuz şimdi. 10 dk. kaldı diyor, sonra 20'ye yükseliyor, sonra 200, sonra 2000. Biter mi ? Bitmez.! bitmedi de. Sabaha kadar açık bıraktım bilgisayarı olur diye... 20.000 olmuş. Bitmemiş. Sonra kafayı çalıştırdık biraz tabi. Biraz da araştırma sonucu ipucu bulduk. Sorun bizim küçük video dosyalarının biçimlerindenmiş meğer.

Wmv biçimindeki bu dosyaların biçimlerine aldanmayın. Çalışmadı. Belki de bizim format factorynin uyumsuz bir dosya çıkarmasıydı sorun ama çalışmadı işte. Ben de yine aynı format factory ile bu sefer bu küçük dosyaları DivX formatına dönüştürdüm. Yine kestim biçtim, film olarak kaydet dedim. 5 dk.da bitti iş. Aklınızda olsun Divx.


5 Şubat 2015 Perşembe

Zeytin bütün ağaçların ilkidir…

“Olea prima omnium arborum est..”
 
Efsaneye göre Havva ile birlikte yasak meyveyi yiyerek cennetten kovulan Adem, 930 yaşındayken öleceğini hisseder ve Tanrı’dan kendisini ve tüm insanlığı bağışlamasını dilemeye karar verir. Bu konuda oğlu Şit’i (ŞİT: Kuran’da ismi geçmeyen peygamberlerden biridir. Adem’den sonra dünyaya gönderilen ikinci, dünyada doğan ilk peygamberdir. Yahudi, Hristiyan ve İslam inancına göre Adem peygamberin üçüncü oğludur. Kabil’in Habil’i öldürmesinden 5 yıl sonra doğmuştur. Diğer kardeşlerinin aksine Şit ikiz olarak değil, tek başına doğmuştur. Şit'in bir ismi de Şis'tir. Şis, İbranice Allah’ın hibesi anlamına gelmektedir.) görevlendirir ve onu cennet bahçesine gönderir. Bahçenin bekçiliğini yapan melek Şit’in duası üzerine İyi Kötü Ağacı'ndan aldığı üç tohumu ona verir ve babasını gömmeden önce tohumları onun ağzına koyması gerektiğini söyler. Adem kısa bir süre sonra ölür ve Tabor Dağı (Tabor Dağı: İsrail'in kuzeyinde, eskiden Galile olarak anılan ülkede yer alan bir dağ) yakınındaki Hebron Vadisi’ne gömülür. Adem’in gömüldüğü yerde yeşeren üç ağaç zeytin, sedir ve servi’dir. Tanrı ve insan arasında barış sağlanmıştır. Zeytin ağacının yetiştirilmesi ve bakımı oldukça zordur. Ama zeytin ağacı, insanoğlunun bu  emeğinin karşılığını cömertliğiyle öder.
 

Zeytin ağacıyla ilgili bu yazıdan başka bir çıkarım daha yaptım. Paylaşmak istedim.

Zeytin ağacıyla ilgili bu yazıdan başka bir çıkarım daha yaptım. Paylaşmak istedim. Okuyunca aynı çıkarımı siz de yapacaksınız sanırım. Bakalım kimler kral olmaya meraklı, kimler değilmiş; ya da olmamalıymış. Buyurun...

Hakimler Kitabı
((İbranice: Sefer Shoftim ספר שופטים) ilk olarak İbranice yazılmış bir İncil kitabıdır. Tanah’da ve Hıristiyanların Eski Ahit’in içinde yer alır.)
 
"Ağaçların kralı"
 
Hâkimler Kitabı'nda geçen bir öykü, ağaçların kendilerine kral seçmek için ilk olarak zeytin ağacına başvurduklarından bahseder: "Vaktiyle ağaçlar, kendilerine kral meshetmek için gittiler; ve zeytin ağacına dediler: Bize kral ol. Ve zeytin ağacı onlara dedi: Allah'ın ve insanın bende sena ettikleri (övdükleri) yağımı bırakayım ve ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?" Zeytin ağacından "hayır" yanıtını alan ağaçlar, daha sonra incir ve asmaya giderler. Ancak incir ve asma da, aynı gerekçeyle kral olmayı reddederler. Hâkimler Kitabı'ndaki öyküden, ağaçların kendilerine kral olarak “kara çalıyı” seçtiklerini ve kara çalının da krallığı kabul ettiğini öğreniriz.
 
 

27 Aralık 2014 Cumartesi

Para diye bir din var.

Para diye bir din var. Bu öyle bir din ki mensubu olup olmadığının genelde farkında olamıyorsun. Bu nedenle diğer dinler gibi sadece ona tabi olmak zorunda da değilsin. Diğer dinleri ele alalım... Müslümansan müslümansındır, aynı zamanda hıristiyan ya da musevi olamazsın. Budistsen aynı zamanda başka bir dine mensup olamazsın. Ama para öyle değil işte. Müslümansan aynı zamanda "para" dinine de mensup olabiliyorsun. Hem hıristiyan hem para dininden olabiliyorsun. Böyle olunca ne oluyor? Para dinine birşey olmuyor, ama diğer dini kaybediyorsun farkında olmadan. Dinin bunun farkında ve uyarıyor seni ama sen farkına varamıyorsun. "Para" bunu engelliyor.
Bu gün de böyle yazdık. Bir Denemedir. Sürç-i lisan ettiysek affola.

21 Kasım 2014 Cuma

How to make on access scanning in linux using clamav?

clamdscan:
clamdscan is a simple clamd client. In many cases you can use it as a clamscan replacement however you must remember:
  • It only depends on clamd
  • Although it accepts the same command line options as clamscan, most of them are ignored because they must be enabled directly in clamd (via clamd.conf)
  • In TCP mode, scanned files must be accessible for clamd. In LocalSocket mode, clamdscan will try to workaround this limitation by using FILDES
Clamuko:
Clamuko is a special thread in clamd that performs on-access scanning under Linux and FreeBSD and shares internal virus database with the daemon. You must follow some important rules:
  • Always stop the daemon cleanly - using the SHUTDOWN command or SIGTERM signal, otherwise you may lose access to the files until the system is restarted
  • Never protect the directory your mail-scanner software uses for attachment unpacking. Access to all infected files will be automatically blocked and the scanner (including clamd) will not be able to detect any viruses. Therefore, all infected mails may be delivered.
For example, to protect the whole system add the following line to clamd.conf:
ClamukoScanOnAccess
ClamukoIncludePath /
ClamukoExcludePath /proc
ClamukoExcludePath /temporary/dir/of/your/mail/scanning/software

You can also use clamuko to protect files on Samba/Netatalk but far more better and safe idea to use samba-vscan module.  NFS is not supported because Dazuko doesn't intercept NFS access calls.

__**clamscan:**__

clamscan writes all regular program messages to stdout and errors/warning to stderr.  You can use the option --stdout to redirect all program messages to stdout.  Warning and error messages from libclamav are always printed to stderr.

__**libclamav:**__

libclamav provides an easy and effective way to add a virus protection into your software.  The library is thread-safe and transparently recognizes and scans within archives, mail files, MS Office document files, executables and other special formats.

libclamav includes a DLP module which can detect credit card and social securit numbers inside text files.

3 Ekim 2014 Cuma

Kâşgarlı Mahmud Divanü Lugati’t-Türk’ü Neden ve Nasıl Yazdı?


   Kâşgarlı Mahmud, anıtsal eseri Divanü Lugati’t-Türk’ü yazış nedenini ilk sayfadaki Tanrı’ya ve Hz. Muhammed’e övgü bölümünden hemen sonra açıklamaktadır.
   Talih güneşinin Türk burcunda doğduğunu, Tanrı’nın Türk kağanlığını gökyüzünün katmanları arasına yerleştirdiğini, onlara Türk adını ve egemenliği verdiğini yazar. Çağının kağanlarını Tanrı’nın Türkler arasından çıkardığını ve ulusları yönetme dizginlerini Türklere vererek bütün insanlığa egemen kıldığını belirtir. Türkleri doğruluğa yönelten Tanrı’nın, Türklerle birlikte olanları, birlikte çalışanları ve onlara katılanları aziz kıldığını, Türkler sayesinde onları isteklerine eriştirdiğini, yağmacıların kötülüklerinden onları koruduğunu anlatır Kâşgarlı Mahmud…
   Türklerin oklarından korunmak için akıl sahibi olanların, Türklere katılması gerektiğini yazan Kâşgarlı Mahmud, en doğrusunun Türklerin gönlünü almak olduğunu, derdini dinletebilmek için onların diliyle konuşmaktan başka çıkar yol bulunmadığını ifade eder.
   Bu görüşlerini kanıtlamak amacıyla Buharalı ve Nişaburlu iki ayrı imamdan işittiği bir hadisi tanık gösterir. Her iki imam da Hz. Muhammed’in kıyamet belirtilerinden, ahir zamandaki azaplardan ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkışından söz ederken “Türklerin dilini öğreniniz, çünkü onların egemenliği uzun sürecektir” buyurduğunu Kâşgarlı Mahmud’a anlatmıştır.
   Bu bir sahih hadis ise Türk dilini öğrenmenin Peygamber buyruğu ve dinî bir gereklilik olduğunu yazan Kâşgarlı Mahmud, hadisin sahih olmaması durumunda da aklın Türk dilini öğrenmeyi buyurduğunu söyler.
   Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Malazgirt zaferinden hemen sonra İslam dünyasında Türklerin, Türklüğün ve Türk dilinin öneminin daha da arttığı bir dönemde Araplara Türkçeyi öğretmek, Türkçenin Arapça kadar zengin dil olduğunu ortaya koymak amacıyla Divanü Lugati’t-Türk’ü yazmıştır Kâşgarlı Mahmud…
   Hazırladığı sözlük ile Türkçenin söz varlığının gücünün ortaya konulmasını sağlayan Kâşgarlı Mahmud, böylece Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu da göstermiştir. Nitekim Divanü Lugati’t-Türk’ün giriş bölümünde Türk dilinin Arap dili ile birlikte at başı beraber yürüdüklerini ifade eden Kâşgarlı Mahmud, söz varlığı ile birlikte Türk kültürünün ve uygarlığının da zenginliğini gözler önüne sermiştir.
   Eserinin pek çok yerinde Türkleri ve Türklüğü öven Kâşgarlı Mahmud, sözü kendisine getirerek Türklerin en güzel ve en etkili dile sahip bir kişisi olarak en açık anlatan, en akıllı, en iyi eğitimli, en soylu olmakla övünür. Çok iyi kargı kullandığını sözlerine ekleyen Kâşgarlı Mahmud, bu özellikleri sayesinde bütün Türk illerini dolaşıp Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgızların dillerini, sözlü edebiyat ürünlerini öğrendiğini belirttikten sonra bütün bu bilgileri kitabında en uygun bir biçimde sıralayarak düzenlediğini anlatır.
   Yıllarca birçok güçlüğe göğüs gererek hazırladığını belirttiği Divanü Lugati’t-Türk’te sözleri arayanlar kolayca bulsun diye belirli bir düzene göre sıraladığını da belirten Kâşgarlı, atasözü, deyim ve şiir gibi edebî ürünlerle Türkçenin anlatım derinliğini ortaya çıkardığını söyler. Bunun için eserinin sözlük bölümünde tanımladığı hemen her sözün, içinde geçtiği örnek cümleleri, şiirleri, atasözleri ve deyimleri vermeye özen gösteren Kâşgarlı Mahmud:
   Türklerin görgülerini, bilgilerini göstermek için söyledikleri şiirlerden örnekleri kitaba serpiştirdim. Sıkıntılı veya sevinçli günlerde yüksek düşüncelerle söylenmiş olan ve ilk söyleyenden sonra kuşaktan kuşağa aktarılan atasözlerini de kitaba aldım. Böylece kitap en üst düzeyde yetkinliğe ve mükemmel arılığa ulaştı.
   diyerek örnekli bir sözlük yazmasının gerekçelerini de açıklamaktadır. Günümüzden dokuz yüz otuz altı yıl önce yazmaya başladığı Divanü Lugati’t-Türk’te tanımları örneklerle pekiştiren Kâşgarlı Mahmud’un tuttuğu bu yol, çağdaş sözlük biliminde bugün de uygulanan bir yöntemdir. Türk sözlük biliminde açtığı bu çığır, Kâşgarlı Mahmud’a Türk sözlükçülüğünün atası unvanını kazandırmıştır.

Kaynak : Tük Dil Kurumu İnternet Sitesi (http://www.tdk.gov.tr/?option=com_dlt&view=dlt&kategori1=divan)

20 Ağustos 2014 Çarşamba

S-Link SL-232 için Windows 7 x64 sürücü sorunu

Bu cihaz için şu adresten başka bir yerde bulacağınız sürücüler muhtemelen işe yaramayacaktır. Önceden kurduklarınızı kaldırıp bunu kurun ve kullanmaya başlayın. :-) (Prolific PL-2303)